yaslanmak

Yaşlanıyor Olmak Sizi Nasıl Hissettiriyor?

in İlginç/Sağlık

Bugün doğum günün! Pastanın üzerinde fazladan bir mum gördün ve tam bir yıl yaşlandığını fark ettin. Yaşlanıyor olmakla ilgili karmaşık hislerin var. Yaşlanmak daha fazla tecrübe kazanmak anlamına geliyor ama sorumlulukların da arttı. “Yaşlı” bir kadın veya “yaşlı” bir erkek olman artık an meselesi! Keşke Harry Potter'daki Felsefe Taşı gerçek olsaydı ve sen sonsuza kadar genç kalabilseydin…

Sen, ben ve çevremizdeki herkes geriye dönüşü olmayacak şekilde yaşlanıyor. Bu böyle mi olmak zorunda? İnsanlığın, yaşlanma sürecini yavaşlatmak ve hatta durdurmak için yapabileceği hiçbir şey yok mu?

İnsanlar Niçin Yaşlanır?

Bilim adamları insanların niçin yaşlandığını tam olarak bilmiyor. Ancak bazı teorileri var.

Aşınma Ve Yıpranma Teorisi

Bu teoriye göre vücudumuzdaki hücreler ve dokular işlev gördükçe yıpranıyor. Diğer bir ifadeyle vücudunuzu ne kadar çok kullanırsanız o kadar hızlı yaşlanırsınız. İlk duyulduğunda kulağa mantıklı gelebilir. Ama eğer bu teori doğru olsaydı, yüksek performanslı atletlerin çok daha hızlı yaşlanmaları gerekirdi. Ama öyle olmuyor!

Yaşam Oranı Teorisi

Hibernasyon (Kış Uykusu) Teorisi olarak da bilinir. Bu teori, metabolizma hızı yüksek olan insanların daha kısa bir ömür sürecek yerini öne sürer. Metabolizma hızınız, vücudunuzun fiziksel olarak ne kadar zorlu çalıştığını ifade eder. Başka bir deyişle vücudunuzu ne kadar zorlarsanız o kadar hızlı yaşlanırsınız. Ve yine atletler bu teorinin de yanlış olduğunu ispatlıyor. Bedenlerini atlet olmayan çoğu kişiden daha fazla zorluyorlar. Hatta aslına bakarsanız bazı araştırmalar fiziksel olarak daha güçlü olan bireylerin daha uzun yaşama eğilimi gösterdiklerini keşfetti.

Çapraz Bağ Teorisi

Bu teoriye göre, yaşlandıkça vücudumuzdaki proteinler birbirine bağlanır. Bu durum bazı işlevsiz proteinlerin vücudumuzda birikmesine yol açar. Bilim adamları bu bağlanmayı, yaşlı insanlarda daha çok görülen nörodejeneratif bir hastalık olan Alzheimer hastalığında gördüler.

Serbest Radikaller Teorisi

Bu teoriye göre, serbest radikal isimli, vücut bileşenleri ile kolayca tepkimeye girebilen süper reaktif moleküller, hücrelerdeki DNA ve proteinlere hasar veriyor. Bu hasar çoğaldıkça yaşlanma belirtilerinin ortaya çıkmasına neden oluyor. Antioksidan içeriği zengin olan gıdalar tüketmek (lahana ve ufak taneli meyveler gibi) bu serbest radikallerle savaşmanın popüler bir yolu. Ancak serbest radikallerin muhtemel yararları üzerine yapılan araştırmalar henüz çok yetersiz. Hatta çok fazla antioksidan tüketmenin zararlı olabileceğini savunan bazı çalışmalar bile var.

Yaşlılıkla Mücadele Edebilir Misiniz? Etmeli Misiniz?

Bilim adamları, yaşlandığınız zaman sizi bazı hastalıklardan koruyarak ömrümüzü uzatabilecek bazı ilaçları araştırıyor. Ancak yaşlanma sürecinizi yavaşlatmanın bir yolu zaten vücudunuzda gizli olabilir!

2015 yılında yapılan bir deneyde, yaşlı bir fare ile genç bir farenin dolaşım sistemleri birbirine bağlandı. Yaşlı farenin hemen her organı gençleşecek şekilde yenilendi. Araştırmacılar şimdi genç ve yaşlı bir insanın kanlarını kullanarak bu sonuçları tekrar üretebilip üretemeyeceklerini test ediyor.

Ancak yaşlılıkla savaşmanın hiçbir yolu olmasa bile, tutumunuzun nasıl yaşlandığınız üzerinde etkisi olduğu ortaya çıktı. Çalışmalar gösterdi ki, gençken yaşlılığa dair “olumsuz” şablonları olan kişilerin, yaşlandıklarında Alzheimer hastalığı ile bağlantılı beyin karakteristikleri geliştirme riski daha yüksek oluyor. Bunun niye ve nasıl böyle olduğu tam olarak bilinmiyor ama araştırmacılar stresle bağlantılı olduğunu düşünüyor.

Bu arada hayata karşı pozitif bir bakış açısı geliştirmek de fiziksel ve zihinsel yaşlanma sürecini etkiliyor. Araştırmalar yaşlanmaları ile ilgili pozitif düşüncelere sahip olan kişilerin, negatif düşüncelere sahip olan kişilere göre daha uzun yaşadığını öne sürüyor.

Bilim adamları yaşlanmanın nedenlerine dair tartışmaya ve yeni teorileri üretmeye devam edecekler. Belki de bir gün insanların tam olarak neden yaşlandığını bulacaklar. Şimdilik emin oldukları tek şey, yaşlanmanın çok karmaşık bir süreç olduğu.

Zamanı geri çevirmeye çalışmak yerine, yaşlanma ile ilgili olumlu bir tutum geliştirmek belki de yapılabilecek en iyi şey. Ne kadar uzun yaşarsanız yaşayın mutlu ve dolu dolu geçirilmiş bir ömür çok daha önemli. Madem öyle, güzel düşünün… Hatta belki de bu sayede daha uzun yaşarsınız!

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published.

*